27 Şubat 2010 Cumartesi

2 ŞİŞLE KOLAY ETOL


Forumdan sevgili kardeşim Özge'den aldım etolun modelini ve gene ondan izinli olarak onun verdiği sayılarla yazıyorum.Çok teşekkür ederim canım.

2 tane ışıltılı ip.

4 numara şiş.

6 numara şiş.

YAPILIŞI:

Şala 160 ilmek 4 no şişle başlıyoruz. 12 sıra haroşa örüyoruz (6 haroşa çizgisi). 6 no şişe geçiyoruz. Her sıranın başındaki 3 ilmeği birlikte örüyoruz. Bu şekilde keserek devam ediyoruz. İstediğimiz uzunluğa gelince kesiyoruz. Bitince kenarlarına 3 no tığ ile istediğimiz uzunlukta örümcek örüyoruz.

26 Şubat 2010 Cuma

AHİR ZAMAN ÜMMETİ

Bizler... En ufak bir sıkıntıya bile maruz kalmadan dünyanın bir gül bahçesi olmasını istiyoruz sanki.
'Sizden öncekilerin durumu sizin başınıza gelmeden cennete girivereceğinizi mi sandınız?' ayetini bilmemize rağmen, sıkıntının, derdin ve çilenin bizi bulmasından ötürü yakınmakla ömür tüketiyoruz. Fedakârlığın bizden uzak olmasını isterken, 'İkinin ikincisi' Ebu Bekir'in sadece fedakârlık olduğunu kavrayabiliyor muyuz? Allah'a en sevgili gelenin bile sıkıntılarla yüzleştiği bir dünyadan yorulmadan geçmek ne kadar mümkün?
Allah'ın sevgilisi dahi, Allah yolunda sıkıntıya uğramıştı!
Günlerce aç kalan bir Peygamber!
Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Allah yolunda, hiç kimsenin görmediği eziyetlere katlandım. Benim düştüğüm dehşetli hallere hiç bir kimse düşmemiştir. Öyle zamanlar oldu ki üzerimizden otuz gün otuz ve gece geçtiği halde ne Bilal ve ne de ben, onun koltuğu altında sakladığı az bir yiyecek dışında canlıların yiyebileceği hiç bir şey bulamadık. [İbn Mace]

24 Şubat 2010 Çarşamba

BAYAN FULAR

6 numara şişle 34 ilmek başlayıp 15 parmak kadar sarhoş yolu şaşırdı modeli yaptım.
4,5 numara şişle düz örgüye geçip 18 ilmek kalana kadar yanlardan kestim..
Ortada 6 ilmeği bir şişte kesip diğerinde artır.Sonra yine yanlardan 34 ilmek oluncaya kadar artırmaya devam et.
En sonunda da 6 numara şişle yalancı selanik modeli ör.(burası boyuna dolanacak kadar olsa yeter.).Bitir.

21 Şubat 2010 Pazar

BEBEK YELEĞİ









Aslında geçen hafta sonu bitirmiştim ama eklemek bugüne nasip oldu.Aslında önler ve arka beraber örülmüştü ama ben ayrı ayrı örmeyi tercih ettim.

12 Şubat 2010 Cuma

BAKTÜS ATKI

Her blogda var, o yüzden açıklama yapmıyorum.Yapması basit bir örgü.Hani örgü bile bilmeyen kişiler dahi yapabilir denir ya işte onlardan...................

4 Şubat 2010 Perşembe

ÜÇ BOYUTLU ŞAL


Bu üç boyutlu şallardan kaç tane ördüm hatırlamıyorum bile.Bana göre yapması zevkli, çabucak ta bitiyor.Şimdi tiftik iple de yapan arkadaşlar var ama ışıltılı iplerle de güzel oluyor,Ben 4 yumağa yakın kullandım.Yapmak isteyen arkadaşlara kolay gelsin

2 Şubat 2010 Salı

HZ. MUHAMMED(S.A.V.) VE TAVSİYELERİ

"Peygamber, iyi ve kötü insanların ayrılmasında vasıtadır"
Cabir (ra) şöyle aktarmıştır: Hz. Peygamber uykuda iken bir grup melek gelir ve birbirlerine, 'Dostunuzun (Rasûlullah'ın) durumunu anlatan bir misâl vardır' derler.
İçlerinden bir kısmı 'O halde bu misâli kendisine anlatın' der. Bir kısmı da onun uyuduğunu söyleyince, diğerleri 'Gözü uyuyorsa da kalbi uyanıktır' derler.
Bunun üzerine şöyle anlatırlar: 'Onun durumu tıpkı şöyledir: Bir adam bir ev yapar, evde bir sofra kurar, sonra da insanları davet etmesi için bir haberci görevlendirir. Haberciye kulak verenler eve girip o sofradan yerler, haberciye kulak vermeyenler ise pek tabii ki ne eve girerler, ne de sofradan yerler'.
Meleklerin bir kısmı 'Bu misâli ona anlatın' deyince, diğerleri uykuda olduğunu söylerler. Bunun üzerine bazıları 'Gözü uyuyorsa da, kalbi uyanıktır' diye cevap verirler.
Sonra hepsi birden şöyle der: "Ev cennettir, haberci Muhammed'dir. Kim Muhammed'e itaat ederse, Allah'a itaat etmiş olur, kim de ona karşı gelirse Allah'a isyan etmiş olur.
Muhammed iyi ve kötü insanların birbirlerinden tefrik edilmelerine bir vasıtadır!" [Buhari]

Peygamber'e karşı gelen, helak olmuştur!
Ebu Musa (ra)'ın aktardığına göre, Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: Beni ve benimle birlikte Allah Teâlâ'nın gönderdiği dinin misâli aynen şu misâl gibidir: "Adamın biri gelir ve kavmine 'Ben (buraya gelen) bir ordu gördüm. Ben sizi sadece uyarıyorum, kendinizi kurtarmaya bakın, kendinizi kurtarmaya bakın' der.
Kavminden bir kısmı ona itaat eder ve gecenin erken saatlerinde kaçıp kurtulurlar. Kavminin bir kısmı da onu yalanlar ve bulundukları yerde sabahlarlar.
Ordu sabahın karanlığında onlara hücum ederek, onları yok eder.
İşte bana itaat edip, getirdiğim dine tâbi olanlar ile bana isyan edip, getirdiğim hakkı yalanlayanların misâli aynen böyledir." [Buhari, Müslim]

Ashabın yolunu takip edin!
Abdullah bin Amr'ın rivayetiyle, Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur: "İsrailoğulları'nın başına gelenin aynısı ümmetimin başına da gelecektir. Öyle ki, şayet onların içinden alenen annesiyle zina eden olmuşsa, ümmetimden de bunu yapan olacaktır. İsrailoğulları 72 fırkaya ayrıldılar. Ümmetim ise 73 fırkaya ayrılacaktır. Bütün bu fırkalar biri müstesna, cehenneme girecektir.
Sahabe bu istisna edilen fırkanın hangisi olduğunu sorunca Hz. Peygamber şöyle buyurur:
"Benim ve ashabımın üzerinde bulunduğumuz yolun üzerinde olanlar" [Tirmizi]


"İhtilaf olduğunda sünnetime sarılın"

Ebu Davud anlatıyor: Bir gün Hz. Peygamber namazı kıldırdıktan sonra mübarek yüzüyle bize yöneldi ve gözleri yaşartan, kalpleri ürperten çok tesirli bir konuşma yaptı.
Oradakilerden biri: "Ey Allah'ın Rasûlü! Bu konuşma, veda eden bir kimsenin konuşmasına benziyor. Bize ne tavsiyede bulunursunuz?" deyince Hz. Peygamber şöyle buyurdu: "Sizlere Allah'tan sakınmayı, başınıza Habeşli bir köle dahi geçse, onun sözünü dinlemeyi, ona itaati tavsiye ederim; zira ben gittikten sonra içinizden yaşayanlar birçok ihtilafa şahit olacaklardır. O zaman geldiğinde benim sünnetime ve doğru yola ileten reşid halifelerimin sünnetine yapışın, o yola sımsıkı sarılın, âdeta dişlerinizle yapışarak onu kaçırmamaya çalışın. Bid'atlerden kaçının. Çünkü ortaya çıkan her yeni şey bid'attir ve her bid'at de delâlettir" [Tirmizi]


Huzeyfe (ra)'ın aktardığına göre Allah Resulü (sav) şöyle buyurmuştur: "Aranızda daha ne kadar yaşayacağımı bilmiyorum. Benden sonra şu iki kişiye (Ebu Bekir ve Ömer'e) tâbi olun, Ammar'ın gittiği yola gidin, İbn Mes'ud'un size söylediklerini tasdikleyin." [Tirmizi]

18 Ocak 2010 Pazartesi

DUYURU


ALLAH'IN SINIRSIZ RAHMETİ

" Ben insanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler, beni tanısınlar diye yarattım."
buyuran Allah, onlara bir takım sorumluluklar da yüklemiştir. Yüklendikleri bu emri ilahiyi tam manasıyla yerine getiremeyeceğini de bildiği için “benim rahmetim her şeyi kuşattı” araf 156 da buyurmaktadır.
Ebu hureyre (ra) dan dan-- Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Ulu Allah rahmetini yüz dilime ayırdı. Doksan dokuz dilimini yanında tutarak bir dilimini yere indirdi. Bu bir rahmet sayesinde canlılar birbirlerine merhamet ederler. Hatta bir rahmet sayesinde yavrusunu rahatsız etmemek için at (emzirirken) ayağını kaldırır.”
buhari;
Yüce Allah (c.c.) bu bir rahmeti dünyadaki bütün canlılara vermiş, bu rahmeti sayesinde kendisine asi olanları, haram işleyenleri, adam öldürenleri, zina edenler v.b. günahları yapanları da bağışlamış. Bağışlananlardan biri de vahşi b.harbin İslam’a girişi olayıdır.
İbni Abbas anlatıyor:
Allah’ın Resulü(s.a.v.),Hz. Hamza’nın katili vahşi b. Harp’e adam gönderdi. Onu İslam’a davet ediyordu vahşi hz. Peygambere getirildi:
“Ya Muhammed beni nasıl islama davet ediyorsun? Hâlbuki sen adam öldürenin, şirk koşanın, zina edenin azaba duçar olacağını, kıyamette azabını kat kat artıracağını, o korkunç azapta ebedi kalacağını iddia ediyorsun, ben bunların hepsini yaptım. Bana bir kurtuluş yolu var mı " diyerek sordu.Bunun üzerine şu ayet nazil oldu.
“Ancak tövbe eden iman edip yararlı işler yapanlar müstesna; Allah işte onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok affeden ve merhametlidir.”
__Vahşi:
“Ya Muhammed (ancak tövbe eden iman edip yararlı işler yapanlar )hükmü çok ağır bir şarttır. Belki ben bunu yapamayacağım dedi.
Bunun üzerine yüce Allah
“Allah kendisine şirk koşanları affetmez. Onun dışındaki günahları dilediği kimse için affeder"ayetini indirdi.
Vahşi:
"Ya Muhammed anlıyorum ki bu da Allahın dilemesine bağlıdır. Beni affedip etmeyeceğini bilmiyorum bundan başka şey yok mu" deyince.
“Ey nefislerine zulmeden kullarım Allahın rahmetinden ümit kesmeyin Allah bütün günahları affeder, onun affedici ve merhametli olduğunda şüphe yoktur."
Vahşi:
" şimdi tamam!" Diyerek Müslüman oldu.
Yukarıda ki hadisi şerife baktığımızda yüce Allah yapılan bunca günahlara rağmen af ve mağfiret ettiğine göre af olunmayan günahın olmadığını Allahtan ümidimizi kesmememiz bizden istiyor.
Nitekim Yahya b.Muaz Razi (ra) şöyle söylüyor.
“Allah’ım üzerimize rahmetinden bir tekini indirerek bu tek rahmetle bize İslam olma şerifini bağışladın. Bize yüz rahmetini indirince niçin mağfiretini ummayalım? Allah’ım eğer senin sevabın itaatkârlara ve rahmetin günahkârlara ise ve ben itaatkârlardan değilsem sevabını istiyorum. Günahkârlardan olduğum için rahmetini istiyorum. Allah’ım cenneti yarattın ve orayı dostlarına ziyafet yeri kıldın, buna karşılık kâfirleri oradan mahrum ettin ve meleklerinde oraya muhtaç olmayacak bir özellikte yarattın. Oradan sende müstağni olduğuna göre cenneti bize vermezsen kime vereceksin’’
Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) ölüm anında korku ile ümidi kalbinde bir araya getiren kula Allah mutlaka umduğunu verir ve onu korktuğundan emin kılar.
Allahın rahmeti ve bereketi hepinizin üzerine olsun.(amin.)